0 Comments

Edebi sanatlar konusu sana karışık geliyorsa yalnız değilsin; 9. sınıfta en çok zorlanılan nokta, terimleri ezberlemek değil, bir cümlenin içinde hangi sanatı neden gördüğünü ayırt etmektir. Bu yazıda, edebi sanatları sade bir dille, bol örnekle ve sınavda işine yarayacak ayrım noktalarıyla açıklayacağım. Kendi tecrübemle söyleyebilirim ki öğrenciler, tanımı tek başına okuduğunda konuyu unutuyor; ama her sanatı kısa bir mantık kalıbına oturttuğunda soruları çok daha hızlı çözüyor. Kırmızı Kalp okurları için hazırladığım bu içerikte hedefim tam olarak bu: kavramı anlaşılır hale getirmek ve örnek üzerinden kalıcı öğrenme sağlamak.

Edebi sanatları anlamanın en kolay yolu

Edebi sanatlar, anlatımı daha güçlü, etkili ve akılda kalıcı hale getiren söz oyunları ve anlatım biçimleridir. Türk dili ve edebiyatı dersinde bu konu, yalnızca tanım sorusu olarak çıkmaz; şiir yorumunda, paragraf sorularında ve açık uçlu yorumlarda da karşına gelir. Milli Eğitim müfredatında 9. sınıf düzeyinde öğrenciden beklenen şey, temel edebi sanatları tanımak ve örnek üzerinde ayırt etmektir.

Burada kritik nokta şudur: Her edebi sanatın bir “işaret kelimesi” ya da “düşünme biçimi” vardır. Sen bu mantığı kavradığında soruyu ezberle değil, yorumla çözersin.

En sık karşılaşılan edebi sanatlar şunlardır:
– Benzetme
– Kişileştirme
– Konuşturma
– Abartma
– Karşıtlık
– Ad aktarması
– Dolaylama
– Güzel adlandırma

Bu başlıkları öğrenirken iki basamaklı bir sistem çok işe yarar:
1. Cümlede olağan dışı bir kullanım var mı diye bak.
2. Bu kullanımın hangi amaçla yapıldığını sor.

Örneğin “Rüzgâr pencereme dert anlattı” cümlesinde rüzgârın insan gibi davranması olağan dışıdır. O zaman önce kişileştirme ihtimali doğar. Eğer rüzgâr konuşursa bu kez konuşturma da işin içine girer.

9. sınıfta bilmen gereken edebi sanatlar ve ayırt etme yolları

Benzetme nedir?

Benzetme, aralarında ortak özellik bulunan iki varlıktan zayıf olanı güçlü olana benzetmektir. Dört temel unsurla kurulur: benzeyen, benzetilen, benzetme yönü ve benzetme edatı.

Örnek:
– Yüzü ay gibi parlaktı.

Burada “yüz” benzeyen, “ay” benzetilen, “parlaklık” benzetme yönüdür. “Gibi” sözcüğü de benzetme edatıdır.

Ayırt etme ipucu:
– Gibi, kadar, sanki, adeta gibi kelimeleri görürsen önce benzetmeyi düşün.

Kişileştirme nedir?

İnsan dışındaki varlıklara insan özelliği yüklemeye kişileştirme denir.

Örnek:
– Ağaçlar yorgun yorgun uyuyordu.

Ağaçlar uyuyamaz. Uyuma eylemi insana ait bir özellik taşıdığı için burada kişileştirme vardır.

Türk edebiyatında kişileştirme özellikle şiirde çok sık kullanılır. Bunun nedeni, soyut duyguyu somutlaştırmasıdır. Edebiyat incelemelerinde bu durum, imge kurma gücüyle ilişkilendirilir.

Konuşturma nedir?

İnsan dışındaki bir varlığın konuşturulmasına konuşturma denir. Çoğu zaman kişileştirme ile birlikte görülür.

Örnek:
– Dere, “Beni dinle” diye çağırdı.

Dere önce insanlaştırılır, sonra konuşturulur. Bu yüzden konuşturma gördüğünde çoğu örnekte kişileştirme de bulunur.

Önemli ayrım:
– Sadece insan özelliği varsa kişileştirme olabilir.
– Varlık açıkça konuşuyorsa konuşturma vardır.

Abartma nedir?

Bir durumu olduğundan çok fazla ya da çok az gösterme sanatıdır.

Örnek:
– Seni beklerken ömür tükettim.
– Dünyaları yesem doymam.

Gerçekte bir bekleyişte ömür tükenmez, insan dünyaları yiyemez. Bu yüzden anlatım bilinçli biçimde büyütülür.

Ayırt etme ipucu:
– Gerçek hayatta imkânsız ya da aşırı olan bir ifade varsa abartma olabilir.

Karşıtlık nedir?

Anlamca birbirine zıt kavramların bir arada kullanılmasıdır.

Örnek:
– Güldüğüm günlerde içimde sessiz bir hüzün vardı.

“Gülmek” ile “hüzün” arasında anlam çatışması kurulur. Şair ya da yazar, duygunun çelişkisini göstermek için bu sanata başvurur.

Burada bir ayrım önemli:
– Karşıtlık, iki zıt kavramı yan yana getirir.
– Çelişki ise mantıksal olarak bağdaşmayan bir durumu anlatır. 9. sınıf düzeyinde sorularda daha çok karşıtlık öne çıkar.

Ad aktarması nedir?

Bir sözcüğü benzetme amacı gütmeden, ilgi ilişkisi kurarak başka bir sözcük yerine kullanmaya ad aktarması denir.

Örnek:
– Bütün sınıf onu alkışladı.

Burada “sınıf” sözcüğü fiziksel mekânı değil, sınıftaki öğrencileri karşılar. Mekân-insan ilişkisi vardır.

Bir başka örnek:
– O, kalemi çok güçlü bir yazardır.

“Kalem” burada yazma gücünü ve yazarlığı temsil eder.

Ad aktarması, 9. sınıf öğrencilerinin en çok karıştırdığı konulardan biridir. Yıllar süren metin inceleme deneyimim gösteriyor ki bu sanatı anlamanın en kolay yolu benzetme olup olmadığına bakmaktır. Benzetme yoksa ama anlam kayması ilgi ilişkisine dayanıyorsa ad aktarması ihtimali yüksektir.

Dolaylama nedir?

Tek sözcükle anlatılabilecek bir kavramı birden fazla sözcükle anlatmaktır.

Örnek:
– File bekçisi kaleyi korudu.

Burada “kaleci” yerine “file bekçisi” denir.

Bir başka örnek:
– Yavru vatan ifadesi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti için kullanılır.

Dolaylama, özellikle yazıya estetik ve vurgu katar. Gazete dili, şiir dili ve söylevlerde sık görülür.

Güzel adlandırma nedir?

Kulağa sert, korkutucu ya da olumsuz gelen bir kavramı daha yumuşak bir ifadeyle anlatmaktır.

Örnek:
– Vefat etti.
– Hakkın rahmetine kavuştu.

Bu kullanımda amaç, sözü daha nazik hale getirmektir.

Dil biliminde örtmece adıyla da karşılık bulan bu kullanım, birçok kültürde yaygındır. Araştırmalar, ölüm, hastalık ve kayıp gibi hassas alanlarda toplumların dili daha yumuşatıcı biçimde kullandığını gösterir. Bu yüzden güzel adlandırma yalnızca edebiyat konusu değil, aynı zamanda kültürel bir dil davranışıdır.

Sorularda edebi sanat nasıl bulunur?

Sınavda başarı için yalnızca tanımı bilmen yetmez; cümleye bakıp doğru sırayla düşünmen gerekir. Bu bölümde sana kısa ama etkili bir çözüm yolu vereceğim.

1. İlk olarak gerçek anlamın dışına çıkan sözcüğü bul.
Her cümlede bütün kelimeler eşit derecede önemli değildir. Genelde edebi sanat, anlamı kıran ya da alışılmış kullanımın dışına çıkan kelimede saklanır.

Örnek:
– Akşam, sokakların üstüne sessizce çöktü.

Burada “akşamın çökmesi” dikkat çeker. Akşam soyut bir zaman dilimidir ama fiziksel bir varlık gibi davranır. Bu yüzden kişileştirme yönü aranır.

2. Benzetme edatı var mı diye kontrol et.
“Gibi, kadar, sanki, adeta” gibi sözcükler sana hızlı ipucu verir.

Örnek:
– Çocuklar bahçede kuşlar gibi cıvıldıyordu.

Burada açık benzetme vardır.

3. İnsan dışı varlık konuşuyor mu diye bak.
Bu adım, kişileştirme ile konuşturmayı ayırır.

Örnek:
– Çiçekler bana “Umut et” dedi.

Burada konuşturma vardır. Aynı zamanda kişileştirme de bulunur.

4. İfade imkânsız ölçüde büyütülmüş mü diye sor.
Bu adım, abartmayı yakalar.

Örnek:
– Bir damla su için çölleri içtim sanki.

Gerçek dışı ölçüde büyütme vardır.

5. Anlam ilişkisi benzetmeye değil, bağlantıya mı dayanıyor diye incele.
Bu adım, ad aktarmasını buldurur.

Örnek:
– Sahne bu akşam onu ayakta alkışladı.

“Sahne” ifadesi, sahnedeki sanat çevresini ya da izleyiciyi temsil eder.

Eğitim ölçme değerlendirme alanındaki çalışmalar, örnek temelli öğrenmenin kavram ayırt etmede daha kalıcı sonuç verdiğini ortaya koyar. Özellikle tekrar edilen kısa örnekler, terim bilgisini uzun süreli belleğe taşır. Ben de öğrencilerle yaptığım içerik çalışmalarında aynı sonucu sık gördüm: Bir kavramı on tanım yerine üç güçlü örnekle anlatınca öğrenme daha kalıcı oluyor.

Karıştırılan edebi sanat çiftleri

9. sınıfta hata en çok benzer görünen sanatlar arasında çıkar. Bu yüzden farkları netleştirmek büyük avantaj sağlar.

Kişileştirme ile konuşturma arasındaki fark

Kişileştirme:
– Bulutlar bugün çok dargındı.

Konuşturma:
– Bulutlar, “Yağmura hazır olun” dedi.

İlk cümlede insan özelliği yüklenir. İkinci cümlede açık konuşma vardır.

Benzetme ile ad aktarması arasındaki fark

Benzetme:
– Aslan gibi cesurdu.

Ad aktarması:
– Aslan, bugün yine sahada harikaydı.

İlk cümlede “gibi” ile benzetme kurulur. İkinci cümlede “aslan” sözcüğü cesur kişi yerine geçer. Burada ilgi ve yakıştırma ilişkisi öne çıkar.

Dolaylama ile güzel adlandırma arasındaki fark

Dolaylama:
– Beyaz perde bu yıl güçlü filmler sundu.

Güzel adlandırma:
– Onu kaybettik.

Dolaylamada anlatım estetik ve dolaylıdır. Güzel adlandırmada sert bir gerçek yumuşatılır.

Ders çalışırken akılda kalıcılığı artıran yöntemler

Edebi sanatları öğrenmek için saatlerce tanım ezberlemene gerek yok. Daha verimli bir yol izleyebilirsin.

– Her sanat için bir anahtar örnek seç.
Örneğin benzetme için “Ay gibi yüz”, kişileştirme için “Rüzgâr söylendi”, abartma için “Dünyaları yedim” gibi kısa kalıplar oluştur.

– Kendi cümlelerini yaz.
Bir öğrencinin konuyu gerçekten anlayıp anlamadığını en iyi kendi örneği gösterir. Kendi tecrübemle söyleyebilirim ki hazır örnekleri okumak başlangıç için iyidir; fakat kalıcı öğrenme, öğrencinin kendi cümlesini kurduğu anda başlar.

– Karışan kavramları ikili çalış.
Kişileştirme-konuşturma, benzetme-ad aktarması, dolaylama-güzel adlandırma gibi çiftleri birlikte tekrar et.

– Şiir üzerinden çalış.
Edebi sanatlar en yoğun biçimde şiirde görünür. Kısa şiir dizeleri seçip altını çizerek incelemek çok işe yarar.

– Hata defteri tut.
Yanlış yaptığın örnekleri bir sayfada toplarsan aynı hatayı ikinci kez daha az yaparsın.

Kırmızı Kalp içinde benzer eğitim içeriklerini okuyan öğrencilerden gelen geri bildirimlerde de aynı tablo öne çıkıyor: kısa tanım, net örnek ve karşılaştırmalı anlatım birlikte verildiğinde konu daha hızlı oturuyor.

Sıkça Sorulan Sorular

Edebi sanatlar en kolay nasıl ezberlenir?

Ezber yerine anahtar örnek yöntemi kullan. Her sanat için bir kısa cümle seç ve o cümleyi tekrar et.

9. sınıfta en çok hangi edebi sanatlar çıkar?

Benzetme, kişileştirme, konuşturma, abartma, karşıtlık ve ad aktarması sık çıkar.

Kişileştirme ile konuşturma birlikte olabilir mi?

Evet. İnsan dışı bir varlık önce insan özelliği kazanır, sonra konuşursa iki sanat birlikte yer alır.

Ad aktarmasını nasıl daha kolay anlarım?

Önce benzetme olup olmadığına bak. Benzetme yoksa ve sözcük başka bir kavramı ilgi ilişkisiyle karşılıyorsa ad aktarması olabilir.

Dolaylama ile güzel adlandırma aynı şey mi?

Hayır. Dolaylama daha farklı ve estetik söyleyiş kurar. Güzel adlandırma ise sert ya da olumsuz bir kavramı yumuşatır.

Edebi sanat sorularında en çok yapılan hata nedir?

Öğrenci cümleyi bütünüyle okumadan sadece bir kelimeye odaklanır. Oysa anlam ilişkisini tüm cümlede görmek gerekir.

Edebi sanatlar, doğru yöntemle çalıştığında gözünde büyüyen bir konu olmaktan çıkar. Sen de şimdi bir kâğıt al ve benzetme, kişileştirme, konuşturma, abartma için birer kendi cümleni yaz. En çok karıştırdığın edebi sanat hangisi? Yorumlarda Kırmızı Kalp ile paylaş, istersen o başlık için yeni örnekler de hazırlayalım.

Related Posts